bir insanı tanımak

"...bir insanı tanımayı arzulamak, kof bir vaattir ve büyük külfet! günler, geceler, haftalar, seneler boyu dinlemeyi ve gözlemeyi, didiklemeyi ve hissetmeyi, deşmeyi ve dermeyi gerektirir; kabukları kaldırabilmeyi ve altlarından ince ince sızacak, belki de fışkıracak olan kanı görmeye tahammül edebilmeyi.... bunca zahmete katlanamayacak olduktan sonra, daha yolun başındayken dönüp, bu işe kalkışmamak yeğdir.

kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. beni keşfetmeye çalışmanı da, keşfettiğini sanmanı da istemem. tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi. başkaları hakkında edinilen bilgiler, çöplükten gelişigüzel çıkarılan yiyeceklere benze. tadına varamayacak olduktan sonra, kokutmak zorunda değiliz beynimizde..."

[sözlükte rastgeldiğim bir alıntı]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder