eyro

[eskilerden bir yazım daha..]

"euro"nun alternatif türkçe okunuşu. ben uydurdum. kabul edilir, edilmez bilemem. "avro" önerisi her ne kadar nizami olsa da, biraz eğreti duruyor. ayrıntılara inersek;

karşılık bulmaya çalıştığımız kelime "euro". buna kaynak kelime de diyebiliriz. yapılması gereken işlem, bunu öncelikle yazılışı ve okunuşu aynı olacak hale getirmek. malum türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil (yoksa okunduğu gibi yazılan mıydı?)

"avro" ise bu dönüşüme bir örnek, getirilimiş bir öneri. malum, burada temel alınan türkçedeki "avrupa" kelimesi. lakin kelime bu haliyle kaynak kelimeden (euro) bir hayli uzaklaşmış oluyor (ses uyumu).

peki ne yapılabilir? cevap, "euro" kelimesine en yakın -yani kaynak kelimeyi anıştıran- dönüşümü yapmaktır. olasılıklar:

<<evro >> ve <<eyro>>

ikisi de kaynak kelimeyi rahatça hatırlatacak kapasitede. evet,büyük ünlü uyumu'na uymuyorlar ama şahsi olarak ilkokul yıllarımda "trafik" ve "ekönomi"* kelimelerinde yaşadıklarıma benzer travmalara neden olacaklarını sanmıyorum.

peki neden evro değil de eyro? bu durum "truva mı troya mı ikilemi" ile aynı paralellikte. eskilerin frankofon fonetiğine olan eğiliminin günümüzde "türkçeye uygunluk" kriteri olarak algılanıyor olması altta yatan temel nedenlerden biri. ama asıl kriter kanaatimce uygulamadadır;

yani euro kelimesini türkçenin koynuna sokup "bunda sonra namahremimsin" diyerek diğer kelimelerin yanına kuma olarak getirildiğinde, eskilerin yanında eğreti* durmamasıdır.aslına bakarsanız dilde yüzde yüz mantık aranmaz. yapılar biraz da estetik kaygılarla şekillenir (bkz: şiir) (bkz: mani) (bkz:tekerleme). eyro kelimesi de işte avro'nun ve diğerlerinin veremediği estetiğin (avrat, yavru, oy,..) yerini dolduruyor.

şimdi siz onu bunu bırakın da söyleyeyin bana, "eyro" dediğimde aklınıza ilk gelen şey ne? eğer avrupa birliği para birimi geliyorsa, kelime işini yapıyor demektir.