kruvasan

[http://www.ntvmsnbc.com/news/301500.asp adresindeki osman ikiz'in yazısından bir bölüm]

eski zamanlarda dövüşe tutuşan iki kişiden galip geleni, dövdüğü adamın kalbini yermiş. kalp yemek zaferi taçlandırmak anlamına geliyormuş.

osmanlı ordusu viyana kapılarından geri dönünce viyanalılar tabii ki zaferi kutlamak istemişler. 1683 eski çağlara göre çok modern olduğundan kalp yeme modası da da haliyle gerilerde kalmış...

ama viyanalılar o korkunç kuşatmayı püskürtmenin, kapıların hemen dışındaki ölüm tehdidinden kurtulmanın sevincini, direnip kazanmanın zaferini kalbin yerini tutacak bir sembolle kutlamak istemişler. kalbin terini tutacak sembol olarak osmanlıların bayrağındaki hilal şeklindeki ‘ay’ı seçmişler.

un çuvalları boşaltılmış, hamurlar açılmış, bütün ustalar kolları sıvayarak hilal şekli verdikleri çörekleri fırına sürmüşler. bu çöreğin adı kurvasan olmuş. pasta ustaları hamurla uğraşırken, viyanalı askerler, osmanlı ordusundan arta kalan çuvalları sırtlamış. çuvallarda kahve varmış.

kurvasanlar fırında kıvamına gelirken, bir yandan da kahve pişirilmeye başlamış. kahvenin mis gibi kokusu sokaklara dağılırken, kurvasanlar da nar gibi kızarmış. savaş yorgunu viyanalılar, kahvelerini yudumlayıp, kurvasanlarını iştahla ısırmışlar ama kahve biraz sert gelmiş. buna da hemen çare bulmuşlar. biraz süt ilave edip kahvenin sertliğini kırmışlar. sütlü kahveye de kapuçino demişler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder