termagant

haçlı seferleri dönemi cahil hristiyanların götünden uydurmasıyla hayat bulmuş bir garip kelime.

haçlılar müslüman dünyaya karşı yaptıkları seferler sırasında hristiyan olmayan herkesi (müslüman, pagan, vs.) bir tutan kafa yapısına sahipmiş ve müslümanların da çok tanrılı bir inanca sahip olduklarını zannederlermiş.

seferler bitip de ülkelerine döndüklerinde anlatmaya başladıkları o kahramanlık hikayelerinin içinde, paganlarda gördükleri envai çeşit tanrının birkaçını müslümanlara addetmekte sakınca görmemişler. işte bunlardan biridir ''termagant''...

1100 yılları dolaylarında edebiyat'a da geçen bu yanlış anlama, ilk olarak fransızların ünlü kahramanlık hikayesi ''chanson de roland''da karşımıza ''tervagaunt'' biçiminde çıkar. fransılar kelimeyi italyanlardan almış (trivagante), italyanlar ise kendilerini varisi olarak gördükleri latinceden almışlar.

kelimenin latincede ''üç yolda yürüyen'' anlamına geldiğini söyleyebiliriz. işte tam da burada müslümanlığa ithaf edilen tanrının gerçek kökenini (hani şu pagan olan) buluyoruz. burada üç yol ile anlatılmak istenen cennet, cehennem ve dünya'dır. yunan ve roma mitolojilerinden biliyoruz ki her üç yerde de kolaçan etmekle yükümlü üç tanrıça vardır: selene*, artemis*, ve persephone*.

işte tüm bu götünden anlama ingilizlere de fransızlarda olduğu gibi aynı yolla sirayet etmiş ve ahlak temalı ortaçağ tiyatro oyunlarında (morality) doğu tarzı kıyafetler içinde sarazenlerin kavgacı-gürültücü bir tanrıçası haline sokulmuş. pek sevdiğimiz shakespeare bile hamlet adlı eserine koymaktan imtina etmemiş.

buradan sonra kelimenin özel anlamı giderek bir genellemeye uğramış ve ''kavgacı insan'' anlamını kazanmış. 17. yüzyılın sonlarına doğru ise sadece kadınlar için kullanılmaya başlanmış.