eski arkadaşların facebook'ta fotolarına bakmak

tanışların facebook fotolarına bakmak sadece röntgencilik ve teşhircilikle açıklanamaz. işin içinde kendimizle kıyas var. daha önemlisi eskiden onlara biçtiğimiz/yapıştırdığımız niteliklerin zaman içinde gövdelerine oturup oturmadığını, kendilerini bu yaftalardan ne kadar kurtarabildiklerini  kontrol etme dürtüsü de var. çoğunun kendimiz gibi sıkıcı olduğunu görmek elbette ferahlatıcı etkiye sahip.

montesquieu'ye ait olduğu iddia edilen bir söz hiç aklımdan çıkmaz: Yalnızca mutlu olmak istenirse bu kolaydır ama biz öteki insanlardan daha mutlu olmak istiyoruz ki bu çok zordur, çünkü biz başkalarını olduklarından daha mutlu sanıyoruz.

bu da lolita romanının anlatıcısı humbert humbert'dan:
"dostlarımıza roman kahramanlarının okur zihninde kazandıkları türden bir süreklilik yükleme eğiliminde olduğumuz çok kere dikkatimi çekmiştir. kral lear oyununu kaç kere yeniden okursak okuyalım, o iyi yürekli kralı keyifli bir aile toplantısında, kucaklarında finoları üç kızıyla birlikte, bütün acıları unutup neşe içinde kadeh kaldırırken göremeyeceğizdir. emma deseniz, hiçbir zaman flaubert'in babasının tam anında akıttığı bir damla gözyaşındaki içten tuzun etkisiyle kendine gelemeyecektir. okur tarafından sevilen kahraman, kitap kapakları arasında nasıl bir evrim geçirmişi olursa olsun, kader çizgisi zihnimizde belirlenmiştir, aynı biçimde dostlarımızın da kendileri için çizdiğimiz şu ya da bu mantık içinde, ya da alışılmış biçimde davranmalarını bekleriz. demek ki x, alışageldiğimiz ikinci sınıf senfonileriyle karşıtlık oluşturacak ölümsüz müziği hiçbir zaman yazamayacaktır. y, hiçbir zaman cinayet işleyemez. z, hiçbir zaman bizi arkadan vurmaz. her şeyi zihnimizde planlamışızdır, belli bir kişiyi ne kadar seyrek aralıklarla görürsek onun hakkında oluşturduğumuz kalıba uysallıkla girdiğini görmenin verdiği zevk de o kadar doyurucu olur. öngördüğümüz kader çizgisinden herhangi bir sapma, bize sadece haddini bilmezlik değil, ahlaki düşkünlük olarak da gözükür. yüzyılın görüp göreceği en önemli şiir kitabını kapı komşumuz gezgin sosisçinin yazdığını öğrensek, onu hiç tanımamış olmayı yeğleriz."
[vladimir nabokov, lolita, s.305,-6]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder