human nature: insan olma savaşı

filmde o kadar çok simge/ayrıntı var ki tekrar izlemeden yazasım yok ama önemli bir tanesini yazayım. çünkü filmin sonu film hakkındaki bütün fikrimi bir anda değiştiriverdi:

film hanzo puff'un doktoru öldürüp asistanıyla kaçmasıyla son buluyor aslında özetle. lab'e ilk getirildiğinde ona puff adı verilirken doktor ve asistanı kendilerini puff'un bir nevi anne ve babası olarak görmüşlerdi. asistanın ninni söylemesi ve sonrasında puff'un önünde sevişmeleri puff'un gecikmiş çocukluk yaşayan belleğine anne-baba figürlerini yerleştirmiş ve filmin sonunda da gördüğümüz üzere kaçınılmaz oedipus kompleksini açığa çıkartmış oluyor böylece.

film adı bu yüzden çok manidar: insan doğası ne o öyle dibine kadar uygarlığa batmış kurallar silsilesine, ne de doğayla tamamen bütünleşmiş münzevi yaşama zoraki uymakla mükellef. puff her defasında zoraki olsa da kendine denilenleri yapıyor: önce doktor'un kendi çocukluğunda yaşadığı bastırılmış saldırganlığı yansıttığı elektrikle uygarlaşmaya eyvallah çekiyor, sonra da modern dünyanın garibesi kıllı lila'nın puff'ın adına karar vererek yine elektro yöntemle yeniden eski-doğal ortamına beraber dönme emrine boyun eğiyor. her ikisinden kurtulduğu vakit de o en başta ulaşamadığı ve sonrasında asistan-annenin onca gel-gel'ine rağmen türlü bastırmalarla kendi arzularına karşı büyük savaş verdiği yasağı babasını öldürdükten sonra deliyor. ceza, yasağın geçerliliği için yeterli bir sebep olamıyor asla. insan doğası bu: ceza meza dinlemez bir kere kafaya koyduysa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder