narsisistin trajedisi

"[narsisistik] savunma manevralarının altında yatan ve bilinçdışı çatışmalarda merkezi bir önem taşıyan şey preödipal olarak belirlenmiş hasettir; yani, ketleyici ve sakınımlı bir şey olarak yaşanan bir ihtiyaç nesnesi karşısındaki öfke ve hıncın özgün bir biçimidir. arzu edilen şey böylelikle çekilen acının da kaynağı haline gelir. bu acıya karşı geliştirilen tepki yok etme, bozma, geri duran şeyi -özgün olarak, en hayran olunan ve en çok istenen şeyi- zorla elde etme yönünde bilinçli ya da bilinçdışı bir istektir. narsisistik kişiliğin trajedisi öyledir ki, reddedilen ve kıskanılan şeyin öfkeyle elde edilmesi ve açgözlülükle çekilip alınması tatmin yaratmaz, çünkü ihtiyaç duyulan şeye karşı duyulan bilinçdışı öfke ele geçirilen şeyin bozulmasını gerektirir; özne sonunda her zaman bir boşluk ve ketlenmişlik duygusuyla baş başa kalır." [otto kernberg, aşk ilişkileri s. 205]

"narsisistik insanlar hayran olunmaya muhtaçtır ve bilinçdışı bir biçimde hayranlığı haset karşısında intikam hissiyle dolu bir savunma olarak ötekilerden talep eder; bu aynı ihtiyaçları partnerine yansıtan narsisistik kişiler sömürülmekten ve sahip oldukları şeylerin "zorla ellerinden alınmasından" korkar. bu yüzden narsisistler partnerlerinin kendilerine bağımlılığına tahammül edemez; insan ilişkilerindeki alışıldık karşılıklılığı onlar sömürü ve tecavüz olarak görür. bilinçdışı haset etrafındaki çatışmalar nedeniyle narsisistler ötekilerden aldıkları şeyler için şükran duyamaz, onların özgürce verme kapasitelerini kıskanır. şükranlık duyamamaları narsisistlerin kendilerine sunulan aşkı sevgiyle karşılama kapasiteleri önünde engel oluşturur" [age., s.206]