bir üreme edimi olarak vermek

"vermek" kelimesi mecazi olarak kadınlığın erkeğe teslimi, kadının seks yapmaya razı/ikna olması gibi bir anlam içeriyor. erkek burada "alan" taraf olarak kadını fetheden, muzaffer, gücüne biat edilen cins oluyor.

seksin haz verici bir akitivite olarak işlevini bir kenara koyarsak, temel olarak üremeye yaradığı malum. "verme" eylemine mecazi değil de düz anlamıyla ve fiziksel üreme bağlamında bakarsak ortada verilen tek bir şey var o da döl. veren de dişi değil, erkek tarafı. peki niye tersi kullanılıyor?

mecazi anlama geri dönersek, kadın tıpkı damızlık inek gibi kontrol altında tutulan pasif bir konuma itildiği açık. çünkü erkeğin esasen kadından aldığı şey bir izin değil. kadın kendi bedeni üzerinde söz sahibi olarak izin verme gücüne sahip olsaydı, bu seks yapmaya kendi başına karar alabilme gücüne sahip olduğunu da gösterirdi.

kadının verdiği şey aslında bu zamana kadar kendi bedeni üzerinde söz sahibi olan erkek egemenliğinin icazetidir. erkek de kadından değil, erkek egemenliğinden seks izni almaktadır aslında. elde edilen sadece kadın değil, aynı zamanda rakibe karşı kurulan üstünlüktür de (çağrıştı: aldım verdim ben seni yendim). vermenin içerdiği "pasif edim" alt anlamı da bundan dolayı. kadın her ne kadar iznin kendisinden çıktığını iddia etse de verdiğini söyleyen kadın erkek egemenliğini içselleştirmiştir.

4 yorum:

  1. Bu "verme" terimini hiç sevemeyenlerdenim.
    lakin varsa verilen bişey iki taraf da vermiştir biribirine ya da almıştır haspelkader.
    Önemli olan bu alış, ya da verişten ziyade
    sadece alışveriş olsa gerek bi kerede ağızdan çıkanından.
    kadın da alır!çok pis hem de.
    hiçbişey bırakmaz geride yeri geldiğinde.
    not: alıcı verici diye adlandırılan bir deyim vardır bir de bizim Türkçemizde :p

    YanıtlaSil
  2. ala ala alıştırıldık böyle şeylere :)

    YanıtlaSil
  3. Affa sığınarak, bir de ele vermek, ağzına vermek de kullanılıyor. Düz şekilde cinsel organın kullanıma/paylaşıma açılması/sunulması gibi bir yerde. Dokunma fırsatı/izni/şansı/lütfu sağlanması gibi.

    Kullanım izni deyince kadınlar başıma üşüşür, 'vericeksin bunun ağzına' diyebilen erkekler tabirimi 'aşağılık' bulabilir.

    Ama bir de şu var, esasen değer verdiğin biri ile kadın-erkek olmanın güzelliklerini yaşamakla, sadece anlık fiziksel ihtiyacın tatmini için seksi aynı paydada tartışmaya çalıştığımız için sorun yaşıyoruz gibi hissediyorum.

    (Biri diğerinden farklı ya da değerli olsa da, ikisinin varlığı ya da ihtiyacı/yeri su götürmez birer gerçek. Sonuç olarak doğru ya da değil iki ayrı nitelikte de çiftleşmenin varlığından bahsedebiliriz.)

    Belki salt şekilde arz talep dengesinde genelikle talep edenin ağırlıklı olarak erkek olmasından kaynaklanan şekilde, erkeğin gözünden argolaşmış cinsellik 'vermek' olarak. Elbette ataerkil mevzuunda, kadının pasifleştirilmesi konusuna da katılıyorum.

    Kadının da bazen çok sağlam alabildiğine de katılıyorum.

    Biraz da kasarsam, sekse temelde çiftleşmek olarak bakarsak, kadının yeni bir nesli meydana getiriyor oluşuna istinaden, hayat vermek, bebek vermek olarak da bağlayabilirim =) Ama uzaklaşıyor bi'tabi

    YanıtlaSil
  4. Huzur içinde yatsın; bir kız arkadaşımın soyadı da 'Veral' dı. Belki biraz da konudan saparak şöyle düşünüyorum; bu soyadlarının seçildiği dönemde, belki de henüz bu derece yüzeysel bir algı yoktu ve bu soyad da muhtemelen tam manasıyla; yani 'vermek ve almak' düşüncesiyle konulmuştu.

    YanıtlaSil