her nefret gizli arzu değildir

"eşcinsellerden tiksiniyorsun, o zaman homofobiksin ve gizli eşcinselsin"

o kadar basit değil. fare eti sevmeyenlerin de o zaman fare yiyesi var içten içe? ya da ermenilerden nefret edenler gizli ermeni? hepimiz ermeniyiz, gizli gizli.

homofobi eşcinsellere yapılan toplumsal ayrımcılıktan faydalansa da her ayrımcılık fobi değildir, aralarında fark var: birini çevrenin korkutmasıyla öğrenirsin, diğerini kendi korkularına karşı uydurursun. 

5 yorum:

  1. Ben bu homofobi meselesini tam anlayamıyorum. Önce tanımı algıladığım şekilde açıklayayım.

    Fobi, korku duyulan nesne karşısında 'bir saniye bile duramamak' demek değil midir? Örneğin, klostrofobisi olan bir kimse kapalı bir alanda kaldığında, duyduğu korkudan nefes bile alamaz bir hale gelmez mi? Hemen oradan uzaklaşması ve rahat bir alana çıkma ihtiyacı duyar. Ama bu genel-geçer bir endişe değildir; bu ciddi anlamda bir baskıdır.

    İşte bu sebeple homofobi tanımı bazen abartılı geliyor nedense. Öyle olanlar vardır pek tabi ama sanırım 'eşcinsellerden rahatsız olma durumu' ile karıştırılıyor diye düşünüyorum. Homofobisi olan birinin, eşcinsel birini gördüğünde apar topar oradan uzaklaşması gerekmez mi? Veya ciddi bir paniğe kapılması.

    Ayrıca, her eşcinselden tiksinenin eşcinsel olamayacağı gibi yine de tiksinme durumunun ardında yatan başka bastırılmış şeyler vardır. Bunların birçoğunu da dediğin gibi, en başta toplum sağlar.

    Başka bir konu ise -:)- bazı insanların da, eşcinsellik konusunda kendilerini çok rahat göstermeye çalışması. Bence, hem bu durumu bu kadar kolay kabullenmek hem de direkt sert bir şekilde dışlayıp lanet etmek durumun kendisi açısından yararlı değildir.

    thats all. :D

    YanıtlaSil
  2. burak, olayı çok net açıklamışsın :)

    evet aynen dediğin gibi böyle bir sorun var ve bunu bizzat eşcinsellerin kendileri körüklüyor. her ayrımcılığı homofobik olarak nitelendirmeleri adeta kendini kendini doğrulayan kehanet gibi insanların eşcinsellerden daha da uzaklaşmasına neden oluyor. ben deli değilim diyene deliliği inkar ettiği için deli muamelesi yapmanın bizzat kendisi hasta bir anlayış.

    eşcinsellere yapılan ayrımcılık toplumsal bir sorun ve azınlık ve insan hakları kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor. işin içine tıbbı soktuğumuz anda tıpkı eşcinselliğin bir zamanlar hastalık olarak görülmesi gibi şimdi de eşcinsel karşıtlığının hastalık olarak görülmesi gibi ironik bir durumla karşılaşıyoruz. ve bu tabiri caizse eşcinsel bağnazlığıdır.

    YanıtlaSil
  3. sıkı bir başlık.. haklı bir çıkışma. bu türden "nefretin ardındaki bilinçsiz arzu" çıkarımları freudyen bakış açısının yansımaları olsa gerek. tiksinti ve nefret öğrenilmiş duygular ve gizli bir arzu değilse de koyu bir cehalet yatabiliyor ardında sanırım. ötekileştirmenin ve ayrıma tabi tutmanınsa sonu yok. varsa bile "kesin çözüm" olarak yok etme çabasına varıyor hep. kinsey de bu cinsel kimlik konusunu 1'den 6'ya kadar sınıflandırdığı bir ölçekle halledivermişti. bu durumda 1 ile 6 arasında kalan herkes kısmen biseksüeldi. eşcinselliğin hastalık, kültürel inşa, zorunluluk veya özenti olduğunu düşünmüyorum. insan cinselliğinin doğal bir çeşitliliği olsa olsa. Burak Özkan yine yapmış yapacağını ve homofobi terimi konusunda en yetkin açıklamayı yapmış zaten. haklı olarak noktayı da koymuş hatta.

    YanıtlaSil
  4. piktobet, ben yazmak istemedim ama senden kaçmamış. evet, gizli arzu çıkarımları freudyen bakış açısının ürünü. "karşıt tepki geliştirme" deniyor bu savunma mekanizmasına. ama yanlış ellerde yanlış çıkarımlara neden oluyor maalesef.

    YanıtlaSil
  5. Piktobet, ben de ne zaman senin yorum yaptığını görsem, her seferinde yorumu yüzünde bir gülümseme ile yaptığını düşünüyorum. Avatar'ın o kadar etkili ki. :)

    YanıtlaSil