umut mu cesaret mi?

milli piyango ve şans oyunları banka soymanın toplum içine çıkabilir hali olsa gerek. bir soyguncunun para uğruna kendi hayatını ve başkalarının hayatını tehlikeye atması yerine, tüm müşterilerin anlaşarak ellerinde olan parayı riske atması gibi bir şey aslında bu. 

parayı kimin alacağının belirlenmesi her tür etkenden bağımsızlaştırılarak sadece şansa bağlanması da herkese aynı derecede paraya sahip olabilme umudunu aşılıyor. hırsın yerini umut, tehlikenin yerini şans alıyor özetle.

olaya şöyle de bakılabilir. bankaya giren maskeli bir kişi, elindeki tüm parayı veznedara uzatarak gün sonunda kasada biriken tüm paranın ona verilmesini istiyor. gün boyu bankaya böyle maskeli kişiler girip veznedara paralarını vererek aynı talepte bulunuyorlar. gün sonunda veznedar kişi sayısı ve verdikleri paranın toplam biriken paraya oranına göre kaç adet yüzü olacağı belirlenmiş bir zar atıp tüm parayı alacak talihli soyguncuyu belirliyor. 

burada şu söylenebilir: veznedar babasının hayrına mı yapıyor bu işi? soyguncu umutlu müşteriye dönüşürken, veznedar da umut tacirine dönüşüyor. kazanan da tabi ki her zaman kasa oluyor.

8 yorum:

  1. Bankaya yatırılan parayla piyango biletine yatırılan para miktarı farklı olduğu için soygun daha fazla tepki doğuruyor olabilir :)

    YanıtlaSil
  2. paranın sadece soyguncuya kalacağı fikri de etkili olabilir. halbuki bizimle paylaşsa sevimli gelebilirdi. robin hood akıllı bir adammış bence :)

    YanıtlaSil
  3. robin hood demişken. filmini izledim geçen gün. ridley scott yönetmiş, gladyatör'de olduğu gibi. bu tarz atmosferi olan filmleri seviyorum ben. iyi geldi. umut ticareti dersen. değişken aralıklı değişken oranlı pekiştireçler motivasyonu sürekli kılmada en etkili yolmuş sanırım. her an çıkabilir. sana da çıkabilir. ama çıkmaz yine de. bu piyangolara düşkünlüğümüz iyi değil. toplumca matematikten sınıfta çakmış olmamız asıl neden belki de. kara kitap'ta mı vardı daha birkaç gün önce rast geldim yine. insanlar mutluysa neden bu kadar çok talep var şans oyunlarına anlamında bir şeyler. insanlar mutlu değil ama. konu dışına pek çıkmadan şunu söyleyebilirim daha. olasılıksız'dan kalmış olsa gerek aklımda. her an kazanabileceklerine dair bir iyimserlik halesiyle sarılıymış kumarbazların aklı. cemil meriç mi demişti hatırlamıyorum şimdi. orada duymuştum, burada okumuştum türünden girişler kişisel fikir yoksunluğundan ve hayal gücü eksikliğinin göstergesiymiş aslında. bu yüzden unutalım bunları. cezalandırılma korkusu olmasa hangimiz kendi çıkarımıza başkalarının zararına olacak eylemlerde bulunmazdı ki? kasa her zaman kazanır. süpperego da öyle. gitmeden şunu da söylemezsem olmaz: bu blogu kendiminmiş gibi seviyorum. öyle ki.

    YanıtlaSil
  4. ben gladyatör'ü ilk izlediğimde beğenmemiştim de bunu söylediğimde zombi görmüş gibi bakmışlardı bana :) ridley scott'ın kadrajını severim o ayrı.

    aslında matematiği en az diğer toplumlar kadar iyi bildiğimizi düşünüyorum. ama burda bu kadar akıldışı çözümlere yönelmemizin sebebi daha önemli. insanlar bir kere umutsuzluğa düştü mü akıldışı şeylere başvurmaktan çekinmiyor. sen de biliyorsun insanın aç kaldı mı üç gün sonra neler yapabileceğini :)

    bence okuduğun, izlediğin şeyleri paylaşman çok güzel. insana çevresinde yalnız olmadığını hissettiriyor. cemil meriç'e bir nebze hak veriyorum ama şöyle de bir şey var: aynı fikirleri yıllarca içinde biriktirip de bunu bir türlü düzgün bir şekilde anlatamayanlar da var benim gibi. işte bir kitap sayesinde bu düşüncelerinin somutlaşmış ve estetikleşmiş halini görebiliyor insanlar. bir de şu var: sen de okudun sanırım. pink freud blogunda bir yazı yazmıştı. ben de bunu bernard shaw'un sözü olduğunu söylemiştim. fikirler aynı ama bir kopya yok tabi. bense ancak shaw'un bu sözünü duyduğumda onca yıl içimde duran düşünce somutlaşabildi. kimisi başkaları sayesinde fikirlerine ulaşabiliyor, kimisi de buna ihtiyaç duymadan.

    "gitmeden şunu da söylemezsem olmaz: bu blogu kendiminmiş gibi seviyorum. öyle ki."
    bunu senden duymak ayrı bir güzel.

    YanıtlaSil
  5. ne demek her zaman :) ama ne için teşekkür ettin?

    YanıtlaSil
  6. Bernard Shaw'un sözüne gerek duymadan fark edebilme konusu için (:

    YanıtlaSil
  7. ha ok. hatamı da düzeltmiş oldum böylece ;)

    YanıtlaSil