aptallık üzerine

doğa aptallığı affetmiyor ama aptallığın ne dinde ne de yasada cezası var. aptallığa tahammül edebilmek, zekanın insanoğlunu hayvanlardan ayıran temel özellik olmadığının kanıtıdır.

insanoğlunun temel özelliği hafızasıdır. insanoğlu karşılaştığı herhangi yeni bir olayda zekasını kullanmaz. eski, bildik, güvenli addettiği alışkanlıklarını kullanır öncelikle. eğer fayda etmezse en basit metota başvurur: deneme yanılma. işte bu deneme-yanılma metodu ona her türlü aptallığı yapabilme fırsatını da verir. bu yüzden doğa yasaları aptallığı affetmezken kültürel yasalarda aptallık kötü-niyetli bir edim olarak görülmeyip "amelde önemli olan niyet" ve "taksirli suç" kapsamında değerlendirilir. çünkü aptallık insanoğlunun acı ama garantili öğrenme biçimidir.

hafıza ise aptallıkların geleceğe kaydedilip ondan ders çıkarılmasına ve bir daha aynı aptallığın yapılmamasına yarar. yani zekadan önce hafıza gelir. hafıza yardımıyla doğru parçaları birleştirebilmek için aptallığın verilerine bağımlı olmak zeka kumkuması insanoğlunun makus kaderi. zeki değiliz ama öyleymişiz gibi davranıyoruz. üstüne üstlük zekamızın kanıtı için, zeki olmak gibi bir iddiası olmayan ve her hallerinden doğayla denge içinde gül gibi geçindiği anlaşılan hayvanları dayanak alıyor olmamız iyice komik bir hal alıyor.

bilimi kurumsallaştırıp öncüleştirmek: insanoğlunun tek başınayken özünde salak bir canlı olup yine de kapasitesinden büyük işlere kalkışmaktan çekinmediğinin, bilakis heveslisi olduğunun en büyük toplumsal kanıtı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder