kendinin her yerini öpmek

Karen Greene, yani D.F.Wallace’ın kolundaki dövmede ismi yazan ve yazarı evlerinin arka bahçesinde asılı bulan kadın, yayıneviyle anlaşarak, The Pale King’in başka bölümlerini de peyderpey elektronik ortama sundu. Son olarak, geçen hafta, romanda bir bölümü oluşturacağı söylenen “The Boy” (Oğlan) başlıklı hikâye internette yayınlandı. 
*** 
“The Boy,” mesela, altı yaşındayken dudaklarını kendi vücudunun her yerine ama her yerine dokundurmaya karar veren bir oğlan çocuğunun hikâyesi... Dudaklarını, boynunu ve giderek bütün omurgasını esneterek, uzatarak, eğip büktüğü bedeninden tarifi imkânsız şekiller yaratarak, yıllar içinde anatomisini değiştirip, kendi küçük hayatına koca bir evrimi sığdırarak yaşayan bir çocuk bu. Tabanlarına, kalçalarına, kasıklarına, uykudaki erkekliğine, hatta zamanla, sırtının ortasına ve kuyruk sokumuna değdirebilse bile dudaklarını, ne yapsa da, neye dönüşse de, ensesine, kafatasının arkasına, alnına, kulaklarına, ve tabii, Kant’ın ding an sich (kendinde şey) dediği o yere, dudaklarına yani, dokunamayacağı fikrini reddeden bir çocuk. “Henüz bunun nasıl olacağını bilmiyordu,” diye yazıyor Wallace, “ama ergenliğe yaklaşırken, bütün kafasının bir gün onun olacağından emindi. Sonunda kendine tamamıyla sahip olmanın bir yolunu bulacaktı mutlaka. Herhangi birinin ‘kuşku’ adını verebileceği hiçbir şey taşımıyordu içinde.”