şüyuna göre sansür

"Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek, Bilgi İhbar Merkezi'ne yapılan 200 binin üzerinde ihbarın yüzde 64'ü müstehcenlik, yüzde 13'ü çocukların cinsel istismarı, yüzde 10'u fuhuş ve yüzde 8'i Atatürk aleyhine işlenen suçlar bazında gerçekleştiğini bildirdi."
***
"Şimşek, internet sitelerinin erişiminin engellenmesi uygulamasıyla ilgili olarak zaman zaman TİB'e yönelik eleştiriler yapıldığını hatırlatarak, “Bu eleştiriler tabii ki yapılmalı. En çok eleştirilen şey ifade özgürlüğünün engellendiğiydi. Şu anda kamuoyunda erişimi engellenen siteler arasında Youtube dışında ismi geçen bir site yok. Bu, burada yapılan işlemler, ister müstehcenlikle ilgili olsun, ister diğer konularla ilgili olsun işlerin usule, kanuna uygun yapıldığı anlamına gelir” diye konuştu."
***
"Zaman zaman söz konusu katalog suçlar ile ilgili tartışmalar yaşandığına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti: “Gerek uluslararası toplantılarda, gerekse Youtube'un kapatılması ile ilgili konularda katalog suçlara ilişkin tartışmalar oldu. TİB olarak yapıcı eleştirilere her zaman kulak kesiliyoruz, bu eleştirilerden yararlanıyoruz. Ben bu eleştirileri tamamen reddetmiyorum, tamamen haksız bulmuyorum ancak sivil toplumdan çıkabilecek sesler aracılığıyla bir kamuoyu oluşturulması sonucu katalog suçların yeniden düzenlenebileceğini düşünüyorum. Bu katalog suçlar üzerinde çalışmalar yapılabilir, suç tipi değiştirilebilir. Katalog suçlar hiçbir şekilde değiştirilemez değil. Böyle bir ihtiyaç olur ve TBMM bu anlamda bir irade gösterirse, rahatlatmak anlamında düzenleme yapılabilir..."
mantığa bak: müstehcenliğe yapılan sansür, itiraz gelmediği için kanuna uygunmuş. ama beri yandan kamuoyu oluşturulursa her suçun tipi değiştirilebilirmiş. sanırsın adam hukukçu. siz hiç ceza infaz kurumu müdürlerinin toplum otoritesi gibi konuştuğunu duydunuz mu? 

müstehcenlik zaten doğası gereği açık seçik ifşa edilemeyen şeylerden ibarettir. insanlar kamuya açık şekilde müstehcenliği savunamıyorsa bu, müstehcenliği savunabilmenin dezavantajlı konumundandır. kimse kamuya açık alanda rahat rahat, olur olmadık küfür etmez pek. ama herkes küfür eder ve nasıl küfredileceğini bilir. küfrü savunmuyor olmak ona ihtiyaç duyulmadığı anlamına gelmez. insanların toplumsal tabular karşısındaki çekinceli tutumundan faydalanarak kendi mutaasıp öğretilerini toplumun tümüne uygulamak hukuk falan değildir. olsa olsa hukuktan işine geldiği gibi faydalanmaktır. o yüzden tib başkanının youtube üzerinden verdiği hukuk 101 dersi, doğru gibi görünmesine rağmen oldukça sığ bir anlayışın ürünü. çünkü toplumsal tepkilere bakarak adalet baremi çizilmez. öyle olsaydı linç girişimleri adaletin parçası sayılırdı. hele konuşulması zor bir konudaki toplumsal tepkisizliği baz alarak doğru iş yaptığını sanmak kendini/toplumu kandırmaktan başka bir şey değildir. 

emir kullarının kendilerini savunmaya çalışması eskiden komik gelirdi. artık kabak tadı vermeye başladı.


son olarak hükümetin "youtube açılımıyla" ilgili bir yazı:
http://sansuresansur.blogspot.com/2010/10/youtube-aclm.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder