markalaşmadan mallaşmaya

son dönemlerde her alanda bir markalaşmadır gidiyor. ticari ürünleri markalaştırma çabası anlaşılır bir şey de, bunun ötesinde kişilerin, kurumların markalaştırılması da ne ola? 

misal elif şafak'a marka ödülü verilmiş en son:
Yazar Elif Şafak'a bu yıl 11.sini düzenlenen MARKA Konferansı çerçevesinde 'marka' ödülü verildi. Şafak'ın ödüle layık görülmesinde; markalaşmış ismi ve edebiyat camiasına sağladığı katkının etkili olduğu ifade edildi. Elif Şafak, bu ödüle layık görüldüğü için çok mutlu olduğunu söyledi.  
denebilir ki elif şafak da kitap yazıyor, roman falan satıyor. doğrudur, fakat elif şafak kendini satmıyor, yazılarını satıyor. bu kadının sırf yazılardan oluşan bir hayatı yok. yazı dışında da bir hayatı var. kendisinin özel hayatını bilmiyorum ama kendisinde muhtemelen evlat, anne, eş, arkadaş kimliklerinden birkaçı vardır. rafa konulan şey kendisi değil, kitapları. sermayesi kendisi değil, yazı yeteneği. 


insanların doğum amacı markalaşıp bir şeyleri(ni) satmak değildir. hele yazı gibi insanlar arası iletişimin estetik güdülerle dolu bir biçimini kitaplardan alıp kendi kişiliğinde nesneleştirmek ve markalaşma adı altında kendini edebi makyajla mallaştırmak hiç değildir. çünkü bu, biz okuyucuların duygu ve düşüncelerinin ticari amaçlarla sömürülmesi anlamına gelir ki tüm yaşamımızın satmak ve satın almak üzerine kurulu olması insan olmayı da bir müşteri/mal konuma indirgemiş olur. 

batı edebiyatında boku çıkarılan sufiliğin ekmeğini gecikmeli yemesiyle daha okumadan beni kendinden tiksindiren elif şafak'a olan ön yargım bu marka ödülüyle perçinlenmiş oldu. teşekkür ederim kendisine (biliyorum, okumadan fikir sahibi olmak da benim mallığım. ama tahminlerimde de yanılmamışım sanırım işte eheh).

bunun yanı sıra başbakan tayyip erdoğan'ın "ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim" lafının ardında görülen ticari zihniyet de aynı markalaşma trendinin politikadaki tezahürü. aynı şekilde insanlar gibi devletler, kamu kurumları ve stklar da sırf ticari zihniyetle yürütülürse bu bizi bir tür fabrika hayatına götürür. ha tüm insan ilişkilerini ticaret üzerine kurmak isteyen insanlar olabilir elbette. fakat başkalarına da mallaşmaya zorlamamak kaydıyla. 

sex sells? sikmek sikilmek güzel şeyler elbette. ama parayla olunca ona başka bir şey deniyordu sanırım.  

elif şafak'a marka ödülü haberi:
sabitfikir.com/haber/elif-safaka-marka-odulu

"ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim":
eksisozluk.com

1 yorum:

  1. kapitalizm damarlarımızda kandan çok akıyor galiba,yazık!üzücü:(

    YanıtlaSil