ekşi sözlük kondüktörleri

format bilginizin enginliğine değil, formata koşulsuz uyumunuza bakıyorlar.

hapishane koğuşuna gelen yeni kişinin koğuşun sorumlularınca sorguya çekilmesine benziyor bu yeni yazar alım yöntemi. sorguda nasıl bir geçmişe sahip olduğunuza bakmazlar aslen. koğuş ortamına uyum sağlamadaki gönüllülüğünüze bakarlar. bir nevi baş eğme/eğdirme seremonisi var bu iki durumda da.

ha bunlar çok önemli mi? sözlüğü sahiplenmek gibi düşünceleriniz varsa önemli olabilir ama o zaman daha önemli bir soru var: adına moderasyon denen ve aslen moderatör, praetör, hacivat ve kondüktörüyle sözlüğün asıl editör kadrosunu oluşturan ekip sözlük üzerinde ne kadar hak ve söz sahibi? 

baş eğdirme demişken, çaylaklara yapılan öneriler içinde praetor kararlarına muhalefet etmemek gibi bir şey var ki bu polisin "kanun benim"cilik oynaması gibi bir şey. asayiş hiçbir dava açılmamasına denk tutulacaksa savcıya hakime ne hacet, praetörlük vasfı judge dredd'liğe çevrilsin. ama bu baş eğdirmenin kökeni başka bir yerde.

nefret suçları hakkında yapılan muhtıravari olan biten duyurusuyla görüyoruz ki sözlük kararları halen tepeden tabana vahyediliyor. buna uymayanların da sonunun ne olacağı gayet açık tebliğ ediliyor. yani baş eğdirme virüsü doğal bir şekilde mutlak iktidarın sahibinden kaynaklanıyor. 

sözlüğü sahiplenmek konusu tekrar. halihazırda nasıl bir süreç işliyor, nasıl olabilir, nasıl olacak da sahiplenilecek meselesi pek önemli değil. demek ki mutlak iktidar sahibi ve editör grubu için de sahiplenmenin kuru editörlükte kalması yetiyor halen (moderatörlerin kendi aralarında sözlük hakkında yazıştıkları arabirim varmış sanırım. sözlüğün bekasını etkileyebilecek şeyler konuşulduğundan atomik kozmik gizli yazışmalar bunlar anlaşılan). o zaman elde tek veri kalıyor kondüktörler için: kimi yazar yaptıkları ne kadar baş eğdirildikleriyle orantılı. kolay gelsin.

çaylaklara praetör kararlarına muhalefet etmeyin uyarısı:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=21241840

nefret suçlarına dair olan biten uyarısı: