ölüm arzusu

belki de var olmamızın artık bir anlamı kalmadığı için ölüyoruzdur. ölmeyi istemiyor, hatta korkuyor gibi görünsek de ölüm sadece doğa yasalarına bağlanabilir mi? var olmak için gerekli olan çevresel koşullar ve enerji kaynaklarından tarafta en azından artık sıkıntı çekmediğimiz belli. yoksa yeni nesiller soyumuzu devam ettiremezdi. geriye kendi biyolojik yapımız kalıyor. ölüm, adına beden dediğimiz makinenin işlevsel ömrüne de bağlanabilir mi sadece? herhangi bir yaralanmada vücudun kendini düzeltebidiğini/yenileyebildiğini görüyoruz. tam olmasa da beden kendini yenileyebiliyor aslen. bunun için gerekli dış kaynak ve iç mühendislik bilgisi (dna) mevcut. belki yenileme için mühendislik bilgisinin yeterli olmadığı söylenebilir. o zaman nasıl oluyor da yeni bir insanın kopyalamayla değil de eşeyli olarak üretimi becerilebiliyor? bu daha zor bir şey değil mi? iki farklı dna bilgisinin eşleşmesinden mürekkep sentetik bir dna bilgisi olan yeni insan üretmek daha meşakkatli ve hatta riskli bir şey değil mi? 


eğer var olmak istiyorsak neden kendi kopyamız ile devam etmiyoruz da başkasıyla sentezimizden oluşan yeni bir insan ile devam ediyoruz? tek bir sebep bulabiliyorum: ölümü biz istiyoruz. eşeyli üremenin evrimsel açıdan bir çevreye uyum metodu olduğu da söylenebilir. sanmıyorum. birincisi geçmişte sadece uyum için çabalasak da şimdi sadece çevreye uyum sağlamakla yetinmiyoruz, çevreyi kendimize uygun hale de getirebiliyoruz artık. ikincisi, kendi kendimize çevreye uyum sağlamak yerine bir başkasının uyum bilgisinden destek almak daha riskli bir şey değil midir? nasıl hayatta kalma amacıdır ki var oluşumuzu devam ettirmek adına kendimizden başkası olmayı kabul edebiliyoruz?

çevresel şartları göz ardı edip olayın sadece öznel yönüne bakıyor gibi göründüğümün farkındayım. fakat paradoksal gibi gözükse de ölüm mecburiyeti ve ölüm korkumuzun ölüm tercihi, hatta ölüm arzumuzunla bir arada olduğu düşünülebilir. ölümü istiyor gibi görünmememizin sebebi var olmanın kaçınılmaz doğasından. ölüm tabu olmalı ki varlık devam edebilsin. o zaman niye ölüyoruz? en büyük arzular tabularla iç içedir. bir oda kilitliyse elbet bir sebebi vardır: hangi ev sahibi evinin yıkılmasını ister? dışarıdaki bizden olmamalı ki eve girmesi yasak olsun. ölüm hep dışardan gelme ki tabuluğu devam etsin.