"özne, arzusuna az da olsa bir tanınma sağlayabiliyorsa yaşam daha mutlu ve huzurlu olacaktır. bu yaklaşıma göre hüzün daima arzu üzerine yalan söylemek demek olacaktır. hatta hüzün kendiliğe karşı yapılan bir hatadır, çünkü öznenin arzusuna sırt çevirdiğini gösterir. ancak burada söz konusu edilenin bilinçdışı arzu olduğunu vurgulamalıyız. bilinçdışı arzu temeldir. bilinçdışının öznesi arzunun öznesidir. öyleyse düşler, sakar eylemler, dil sürçmeleri bireye kendi bilinçdışının mesajları olarak değerlendirilebilir. bu mesajlar kendi arzusuna karşı birer uyarıdır. psikanalizin amacı bu mesajları çözerek, öznenin öznel gerçekliği olan bilinçdışı arzunun tanınmasını sağlamaktır. bu aynı zamanda psikanalizin etik görevidir. etiktir çünkü bilinçdışı toplumsaldır. psikanalitik süreç insani ve özneler-arası ilişki sunarak, bireyin kendi arzusu kadar ötekinin arzusunu tanımasını da sağlar"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder