bay r. nasıl kurtulur?

"Otuzlu yaşlarının başında olan Bay R, bekâr, üniversite mezunu bir gençti. Annesi, babası ve erkek kardeşiyle birlikte kalıyor, bir bankada çalışıyor ve doktora eğitimine devam ediyordu. Psikoterapi için başvurmasının nedeni, bir önceki terapisinin sonlandırılmasının ardından yoğun bir boşluk ve anlamsızlık duygusunun içine sürüklenmesiydi. Kendisini cansız, duygusuz, ölü bir varlık olarak tanımlıyordu. Bir dönem yaşamında en önemli kişi olarak gördüğü terapisti (bir kadındı), şimdi çok yoğun öfke ve kin duyduğu biri haline gelmişti.


Bay R, ruhsal yapısında bir eksiklik olduğunun farkındaydı, yaşamını sürdürebilmek için gerekli olan mücadeleyi yürütemediğini düşünüyordu. Ona göre “hayat kemiğe dayanmıştı!”. İçinde hissettiği derin boşluk, aslında çocukluğundan beri algıladığı bir durumdu. Boşluğun yarattığı kaygıdan kurtulabilmek için, zamanını işinde çok çalışarak ve doktora eğitimine devam ederek geçiriyordu. Kaygısını artırdığı için tatil dönemlerinden nefret ediyordu. İnsanlarla ilişki içinde değildi, hiç yakın arkadaşı yoktu, kendisini toplumdan yalıtmıştı. Zaman zaman depersonalizasyon belirtilerinden yakınıyordu. Örneğin kendisini uzaydan gelen bir yabancı gibi görüyor, el ve ayaklarını kendisine ait değillermiş, parçalanıyorlarmış gibi algılıyordu. Ölmeyi değil, fakat hiç var olmamış olmayı arzuluyordu. Yineleyen bir şekilde aynı şeyi yapmak dışında, yaşamdan bir beklentisi yoktu; devamlı yattığı yatakta sallanmak, kafasını tekrar tekrar yastığa vurmak ya da bir hareketini kaydedilmişçesine düşlemekten huzur duyuyordu.

R, annesini acımasız, zalim ve terk eden kadın olarak görüyordu. Babasını bir yandan ülküleştiriyor, bir kurtarıcı olarak görüyorken, bir yandan da kaba, saygısız, kibirli ve başkalarının haklarını gasp eden konumda algılıyordu. Babası işi nedeniyle zamanının çoğunu aileden uzakta, farklı illerde geçiriyordu. R onunla yakın bir ilişki içinde olamıyor, özlem duyuyordu. Annesi, R doğduktan sonra çalışmaya devam etmiş, hafta içinde onu kendi annesine bırakmış, sadece hafta sonlarında bakımını üstlenmişti. Anneannesi ve dedesiyle kaldığı dönemlerde (6 yaşına kadar) mutsuz olduğunu hatırlıyordu. Anneannesini otoriter, baskıcı bir yapıda; dedesini ise, sessiz, sakin, düzenli ve tertipli biri olarak algılıyordu. Fakat ikisinin de kendisiyle ilgilenmediklerini, oynamadıklarını; kendisini yalnız hissetiğini, sessiz, içe kapanık bir çocuk olduğunu anımsıyordu. Bu dönemlere ait anıları şu şekildeydi: Bir gün annesi R'yi anneannesine bırakmış, R, annesinin arkasından gitmeye çalışırken yere düşmüş, fakat annesi fark etmemişti. Başka bir gün ise, içinde su bulunan bir kuyuya düşmüş, babası koşup kurtarmıştı. R altı yaşındayken erkek kardeşi doğmuş, annesi onun bakımını sağlayabilmek için işini bırakmıştı. R de, anneannesi ve dedesinden ayrılarak, annesi, babası ve erkek kardeşiyle beraber kalmaya başlamıştı. Fakat bu kez, annesinin bütün ilgi ve şefkati R'nin kardeşine yönelmişti. R ailesinin yanında kendisini bir yabancı gibi algılamaya başlamıştı. İlkokul döneminde kendisini sürekli ders çalışmaya vermiş, başarılı olmuştu. Ancak yalnız ve mutsuz bir çocuktu. On üç yaşına geldiğinde ailesi başka bir ile taşınmış, R ortaokula başlamıştı. Bay R ergenlik döneminde sevgi ve saygıyla bağlandığı, hayranlık duyduğu bir erkekle tanışmış, onu bir lider olarak benimsemiş ve onun aracılığıyla dinsel bir cemaatle ilişki kurmuştu. O dönemlerde uzun düşüncelere dalıyor, Tanrı'ya şükrediyor ve alçakgönüllü bir edayla, onun deyişiyle “huşu duygusuyla”, tatmin oluyordu. Yaşamının en önemli kesiti olduğuna inandığı bu döneme ilişkin gördüğü bir rüya şu şekildedir: Kendisini, bağlandığı liderin kullandığı bir helikopterin içinde görür. Sonra değişik araçlara binerler ve her seferinde aracı kullanan aynı liderdir. Rüyanın sonunda, kendisini ve liderini, farklı hayvanlara binmiş ve farklı istikametlere gider durumda bulmuştur. Rüyanın ardından liderinden gerçekten ayrılacağına kanaat getirir ve derin bir üzüntüye sürüklenir.

Rüyanın, Bay R'nin ülküleştirilen bir figürle kaynaşma gereksinimlerini ve ondan ayrılıp kopmasıyla ilgili yoğun korkuları ilettiği düşünülebilir. Bay R bir nesneyle kaynaşma gereksinimleri içinde olmasına karşın kaçınma davranışı belirgindi. Gerek dinsel bir cemaatle ilişkisinin sürdüğü dönemde, gerekse başka topluluklar içinde olduğu anlarda yalnızlık duygusu belirgindi ve arkadaşlarıyla derinlikli, yakın bir ilişki kuramıyordu. Zaman zaman yoğun bir sıkıntı duyuyor, kaşınma, baş dönmesi ve titreme gibi belirtiler gösteriyordu. Bay R'nin dinsel bir cemaatin içindeyken bulduğunu sandığı cennet uzun sürmemişti. Lider olarak gördüğü, bağlandığı erkeğin egemenliği altına girmeye başladığını, onu bir “efendi”, kendisini ise bir “köle” gibi gördüğünü algılamaya başlamıştı. Bu arada “Tanrı” ile ilgili şüpheler de belirmeye başlamıştı: “Ya yoksa?” Peygamberin kimi hadislerini de eleştirerek, hem cemaatle ilişkisini koparmış, hem de “Tanrı”sıyla çatışma içine girmişti. Buna karşın, bu kopuştan sonra bile hala o dönemi özlüyordu ve erişkin yaşamında bir “mistisizm açlığı” içinde olduğunu ifade ediyordu.

Bay R, erişkin yaşamında da insanlarla dostça ilişkiler kurmak istemesine rağmen, gelişen her fırsatta kaçınıyor, iletişimin gerekmediği bir mesleğinin olmasını istiyor, örneğin, uzun süreler boyunca denizcilik yaparak açık denizlerde olmayı arzuluyordu. İşinde çok çalışıyor görünmesine rağmen verimli olamıyor, bu nedenle sık sık amirleri tarafından eleştiriliyordu. Karşı cinsle olan ilişkilerinde sıkılgan, çekingen bir tutum içindeydi. Cinselliğe yönelik bir ilgisi yoktu. Kendisinden on yaş büyük, evli bir kadının yakınlaşma çabalarıyla ilk kez cinsel ilişkide bulunmayı denemiş, ancak ilişki gerçekleşmemişti. Bu olaydan sonra başka bir kadınla cinsel ilişkide bulunmayı, hatta flört etmeyi denememişti."

1 yorum:

  1. bay R. nin 360 derece değişmesi pek mümkün gibi gelmedi bana.Ancak işini,yaşadığı yeri ve buna keza bikaç şeyi değiştirebilirse kıvılcım meydana gelebilir.Bir de çatışma içinde olmaktansa, kabul ederek ,kararlar ve seçimler konusunda iç sesine kulak vererek hareket ederse daha iyi hissedebilir diye düşünüyorum Bay R'nin ;)
    Sevgiler..

    YanıtlaSil