penis büyüklüğü meselesi


erkeklerdeki giderek artan penis büyüklüğü endişesine dair bir televizyon belgeseli. erkekler birbiriyle penis hakkında konuşmuyorlarmış ama kadınlar gördükleri penisler hakkında birbirleriyle konuşuyorlarmış ve sıkı durun: penisin büyüklüğü onlar için önemliymiş. abartı üzerine kurulu porno sektörünün de etkisiyle normal boyutlarda penislere bile sahip olanların çoğu penislerinden memnun değilmiş. 

kendisi bizzat küçük penisli olan elemanımız lawrence erkeklerle bu konu hakkında konuşma denemelerini görüyoruz. işlek caddede üzerinde "penis hakkında konuşmak istiyorum" yazılı tabelayla dolaşıyor. hyde park'ta derdini anlatıp sorular soruyor. berber, spor salonu, bar gibi erkek mekanlarına giriyor ama nafile: erkekler bu konu hakkında konuşmak istemiyor.

günümüzdeki algının tersine, antik yunan heykellerindeki penislerin küçüklüğü/normalliğini uzmanına soruyor. estetik algısındaki fark ortaya çıkıyor. sorun kültürel yani.

abd'de penisini büyütmek için estetik operasyon olmaya karar veren bir arkadaşını ziyaret ediyor. penisi normal boyutlarda olmasına rağmen kadınların penis boyu hakkında konuşmalarına kulak misafiri olan elemanın kadınların gözündeki erkekliğe erişebilmek derdinde olduğunu öğreniyoruz. lawrence penisinde hiçbir sorun olmayan amerikalının bu kararından adeta dehşete düşüyor. tabi burda penis büyütme operasyonu kadınların meme büyütme operasyonuyla karşılaştırılabilirdi ama lawrence hiç o konuya girmiyor.  dehşete düşmekte haklı olabilir fakat göğüs olsun, penis olsun cinsiyetler üzerindeki baskının aslında sadece karşı taraftan gelmediği açığa çıkıyor. erkekler birbiriyle konuşmasa da erkeklik üzerindeki rekabet algısı bizzat kendilerini vuruyor. 

erkekleri konu üzerinde konuşturmaya kararlı lawrence, "penisini çek" sloganıyla erkeklerin internet üzerinden anonim olarak gönderdiği kendi penislerinin fotolarından oluşan bir sergi projesi hazırlıyor. ve sonunda sergiye katılan erkekleri penislerle yüzleştirerek onları konuşturmayı başarıyor. çünkü sergide her boyut ve şekilde envai çeşit penis olduğunu görüyorlar. hatta bazı katılımcıları sergide kurulu bir kabinde kendi penislerinin polaroidle fotosunu bile çektirmeye ikna ediyor. 

tüm bunlardan çıkan sonuç: üzerinde konuşmadan, başkalarınınkini görmeden normal olan hep bizden ötede olacak. fakat bence konuşulsa da normal olan görülse de penis büyüklüğü meselesi çözülemez. konuşmak işe yarasaydı belgeselin başlarında erkekler gibi rekabetçi olmayıp kooperativ olduğu söylenen kadınlarda işe yarardı. erkeklik, kadınlık gibi içinde estetik ve sağlık barındırır. iki cinsiyeti birbirinden ayıran nokta erkeklik içinde "güç"ü de barındırır. bu sebepten daha büyük daha iyi olarak görülecektir hep.

4 yorum:

  1. Her şey gelip 'köke' dayanıyor işte.

    Bekaret kaygısını buraya bağlamıştım, hatırlarsın. Bekareti konusunda da kadınlar kadınlara baskı yapar mesela.

    Yazdığın gibi, sadece karşı cinsle ilgili değil meme, penis olayı. Hemcinsler de acımasız.

    Bi laf vardır, kadınlar kadınlara kızınca söyler ''Folloş!'' Bekareti takan kadın, karşısındaki kadının ne kadar geniş/dar olduğuna da takar. Canını oradan yakar.

    Boyut meselesi işte. Bakan kafanın boyutu aslında

    YanıtlaSil
  2. erkeksi söylemle folloş olan kafaya da ne sokmaya çalışırsan çalış bir şey de girmez :/

    naber?

    YanıtlaSil
  3. Erkek kafası daha düz ama daha işlevsel bazen..

    Sakin gb biraz da gergin. Bi şey arifesinde bünye, ama nedir bilmek istemez haldeyim.

    Senden ?

    YanıtlaSil