bomboş

[ekşi duyuruda arasıra birbirine benzeyen hayattan umutsuzluk duyuruları görüyordum. kendilerini, ve yaşamlarını bu kadar güzel ifade eden yardım çağrıları bir gün internetin derinliklerinde kaybolur diye arşivlerdim. her gün bir tane paylaşmak niyetindeyim.]

hayatını, mutluluğunu tek bir kişiye bağlamak, kendini adamak çok büyük bir hata kabul. ama yaptım. şimdi çıkamıyorum işin içinden, kendi içimden. büyük bir bunalımda mıyım, otsu bir hayata mı giriyorum bilemiyorum. bugüne kadar kimilerine göre çok da kısa sayılmayan hayatıma öyle çok şeyi doldurdum ki.. mutlu olduğum günler hep çok oldu. şimdi düşünüyorum ki o günler tekrar gelmeyecek.

hele işe güce başlayınca hepten bombok oldu hayat. eski çok da paramın olmadığı ama sıkılmadığım hayatımı özlüyorum. saçma sapan işlerle saatler geçirebilme lüksümün olduğu zamanlar şimdi öyle uzak ki.

sıkıldım. kendimden, hayattan, bir şeyler için sürekli çabalamak zorunda olmaktan, kendini bir bok sanan ve empati yoksunu gerizekalılardan. bugün bana herhangi bir şeyin eskisi gibi zevk vermediğini hissettim ilk defa. şu da olsaydı iyiydi diyebilceğim nerdeyse hiçbir şey kalmamış gibi. iş yerinde aptal gibi olmamak için uyuyor, ölmemkek için yemek yiyor, konuşmak için konuşuyor ve alışkanlıklarım olduğu için bir şeyler yapmaya devam ediyorum hepsi bu.

hangi evresindeyim hayatımın bilemiyorum. çok da isteyerek ve gerçekten çabalayarak geldiğim bir noktadayım iş konusunda. şimdi düşününce, sırada ne var, cevab veremiyorum. hayatım şu an şu noktada bitse gözüm açık gitmem gibi geliyor. yapmayı istediğim tek bir şey var, çocuk sahibi olmak. ama şu anki hayatımı göz önünde bulundurduğumda bunun mümkün olamayacağını görüyorum.

sonra zaten çocuğum olsa ne olacak ki, neye yarayacak. hem benim bile var olmaktan memnun olmadığım bir dünyaya kendi parçamı bırakmanın, belki onun da aynı mutsuzlukları, sıkıntıları yaşamasına sebep olmanın gerekliliği neden? buna da cevap yok. insanları sevmiyorum, sevdiğim biri var ama bu durumu kendim bile anlayamayacağım kadar karışık.

hayatın amaçsızlığını düşünüyorum sıkça. niye yaşadık, niye çabaladık bunca yıl? ben şuncacık ömrüme yeterden fazla güzel şey sığdırdım şimdi bakıyorum devamı gelecek gibi değil. intihar desen, o da lüzum değil. bazen şu an bir şey olsa ölsem kurtulsam diyorum (açıkçası götüm yemiyor intihar etmeye, sanırım ailemi düşünüyorum sadece, kendimi onların yerine koyunca elim kolum bağlanıyor)

ne yazdım niye yazdım bilmiyorum. yazdığımı tekrar okumıycam, okursam silip göndermem çünkü. yoruldum ve sıkıldım. hiçbir hobim kalmamış ve hobi bile amaçsız şu an. film izlemek için delirirdim, içimde ona bile istek yok. başkalarına -bazı şanslı başkaları- bakıyorum, mutlu gibiler, içten içe değillerdir belki bilemiyorum.

özet: hayat boktan, ne yapmak lazım?
http://www.eksiduyuru.com/index.php?m=d&id=304883

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder