fetişizm

andre lussier'in fetişizm üzerine bir çalışması olan les deviations du desir (tutkunun sapmaları, 1982) sapkınlıklar üzerine genel bir çalışma için fetişizmi paradigma olarak alır. yazar, erkek fetişistik hastalarda izleyen özellikleri sıralar: (1) bir kadın üzerinde mutlak, hatta sadistik bir denetim kurma gereksinimi ve fetişi bu denetimin ve engelleyici kadından bağımsızlığın simgesel bir kanıtı olarak kullanma; (2) fetişi annenin memelerine güvenle sahip olmanın bir simgesi olarak, yani oral engellemelerden duyulan korkuların ifadesi olan depresyona ve ayrılma kaygısına karşı koruyucu olarak kullanma; (3) tümüyle çaresiz kalma ve terk edilme korkusu, böyle bir durumda saldırganlığın yarattığı yıkıcı etkilerden duyulan korku, saldırganlığın anneye yansıtılması ve fetişe sahip olarak saldırganlığa karşı savunma; (4) herhangi bir kaynaktan gelen kaygı veya gerilime dayanamama ve şiddetli kaygının yadsınması; (5) birincil sahneye ilişkin ileri derecede sadistik ve mazoşistik algılar, baba ve anneden hangisinin saldırgan, hangisinin kurban olduğunu karıştırma ve bu belirsiz cinsel sahnede, savunma amacıyla saldırganla özdeşleşmenin mi yoksa böyle belirsiz, ürkütücü bir figür tarafından yok edilmeye mazoşistik olarak boyun eğmenin mi daha iyi olduğu konusunda kuşkular (lussier'ye göre fetiş, birincil sahnede hem anne, hem de babayla savunmaya yönelik özdeşleşmeyi kolaylaştırır ve hem hadım edilmeye karşı, hem de oidipus öncesi ve birincil sahne saldırganlığını yoğunlaştırmış olan tehlikeli fallik anneye karşı bir güvence sağlar); (6) bu birincil sahnede sadistik babaya ve hadım eden fallik anneye boyun eğmeyle bağlantılı eşcinsellik korkusu (fetiş hadım edilmeye karşı olduğu kadar, bilinçdışı dişi fallus fantezisine karşı da güvence sağlar).

[otto kernberg, sapıklıklarda ve kişilik bozukluklarında saldırganlık, s. 282]