aşk mı kariyer mi?

[ekşi duyuruda arasıra birbirine benzeyen hayattan umutsuzluk duyuruları görüyordum. kendilerini, ve yaşamlarını bu kadar güzel ifade eden yardım çağrıları bir gün internetin derinliklerinde kaybolur diye arşivlerdim. her gün bir tane paylaşmak niyetindeyim.]

dertliyim duyurucular... azıcık kendimden bahsetmem gerek. küçüklüğümden beri derstir, eğitimdir benim için her zaman önemli olmuştur. insanların beni akademik başarılarımla hatırlamasını istedim hep. çoğu zamanda istediğim gibi oldu. hayatımda toplasan 1 adet sevgilim oldu. o da "hadi nan nasıl bişeymiş?" diyerek girdiğim bir olaydı. zorla teklif ettim, ufak heyecanlar yaşadım. bir süre takıldık, kendime aşık ettim, terkettim. bir süre sonra tekrar bir araya geldik. çünkü hakkaten acayip sempatik ve zeki olduğumu düşündüğünü söylüyor çoğu insan. (tabi bu sadece egomu yükseltiyor o kadar, paylaşma içgüdüsü falan geliştirdiği yok.) sonra yine terkettim "canım sıkıldığı" için. detaylı bir cinsellik yaşamadık. o isteseydi de yaşamazdım herhalde. hiç ihtiyaçta duymamışımdır. frijit de değilim ama hayatımda sekse ihtiyaç duymuyorum. tiksinti de vermiyor yani aseksüel falan da değilim. ama ilgimi çekmiyor işte. oturup internette takılmayı ya da gezmeyi tercih ederim. bu olayın öncesinde ve sonrasında ise bir sevgiliye, evliliğe vs. hiç ihtiyacım varmış gibi gelmedi, gelmiyor. gerçekten de ihtiyaç duymuyorum. kendime göre çok çekilmez biriyim, kendime karşı dürüst olduğumu biliyorum. ne başkasını çekebilirim ya da çektirebilirim. ben böyle iyiyim. insanlara ihtiyaç duymaktan ya da bağımlı olmaktan da nefret ederim bu arada. bunları niye yazdım duyurucular? şöyle ki; geniş ailemdeki 25-35 yaş grubundaki tüm kuzenlerim, neredeyse yaşıtlarım "patır patır" evlenmeye ya da bu (bana göre değil ama) ihtiyaç gibiymişcesine bir sevgili arayışı içine girmeye başladılar. anlamadım yalnızlık ya da mevcut çevrenle takılmak bu kadar kötü ya da tahammül edilemez gibi mi geliyor insanlara? aile büyüklerinden de baskı hissedilmekte hafif şiddette bu konuda. ve başarıya da ulaşıyorlar. saflarımı tek tek kaybetmeye başladım. kuzenlerime saf diyorum çünkü ne zaman bir yere gidecek ya da birşey yapacak olsam onları davet eder(dim) arkadaşlarımdan önce. he arkadaşlarıma gelince de, tüm arkadaşlarımı terkettim. çünkü onlarda da aynı şey oldu. başkalarını buldular. anlayışları gayet sonsuzdu ama ben hep 3. olmak istemedim. "sıkıldım" ve bıraktım hepsini. zaten hep hayattan beklentileri farklı olan iyi insanlarla arkadaş olduğumu farkettim. yani aslında onlarla aşırı samimi olmamam da yararıma oldu diyebilirim. bu bir sorun mu sevgili duyuru? çoğunluğa bakarsak evet bir sorun gibi. ama değişmek istemiyorum. sonradan yıkılacağını bildiğim ilişkiler kurmak istemiyorum. topluma uymak pahasına. hele evlilik gibi birşey asla. kendimi yaksam başkasını yakmak istemem. zaten ne bedenim ne de beynim bunu talep ediyor. bunu da biliyorum. ama çevrem giderek daralmaya başladı. arkadaşlarımdan hayır yok, ailemden de azalmaya başladı. ne yapayım duyuru ne yapayım? bir şeyler söyle...

magdurum ben magdur #300494