Ona cesaret verecek insanlar da vardı dünyada. Ve o, uzun boylu düşünmeden, hesaba kitaba kaçmadan, öylesine, içinden geldiği gibi, dünyasını kurmaya çalıştı; bu uzun şarkıları yazdı. "İstediğini yaz Selim," dedim. "Hiçbir korku aklını gölgelemesin." "Sonunda pişman olursun, usanırsın benden," dedi. "Zarar yok Selim be," dedim. "Bir insan da senin yüzünden sıkılsın; bir insandan da utanma! Ne olur?" "Peki Süleyman dost" dedi. Senin için olsun bu şarkılar... [Tutunamayanlar, s.112]
videolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
videolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
loris
bazen kendimi aynen böyle görüyorum. biri gelip sevip okşuyor. aklımı başımdan alıyor. sonra da öylece koyverip gidiyor. ne yapacağımı bilemiyorum. hayata küsüyorum...
penis büyüklüğü meselesi
erkeklerdeki giderek artan penis büyüklüğü endişesine dair bir televizyon belgeseli. erkekler birbiriyle penis hakkında konuşmuyorlarmış ama kadınlar gördükleri penisler hakkında birbirleriyle konuşuyorlarmış ve sıkı durun: penisin büyüklüğü onlar için önemliymiş. abartı üzerine kurulu porno sektörünün de etkisiyle normal boyutlarda penislere bile sahip olanların çoğu penislerinden memnun değilmiş.
kendisi bizzat küçük penisli olan elemanımız lawrence erkeklerle bu konu hakkında konuşma denemelerini görüyoruz. işlek caddede üzerinde "penis hakkında konuşmak istiyorum" yazılı tabelayla dolaşıyor. hyde park'ta derdini anlatıp sorular soruyor. berber, spor salonu, bar gibi erkek mekanlarına giriyor ama nafile: erkekler bu konu hakkında konuşmak istemiyor.
günümüzdeki algının tersine, antik yunan heykellerindeki penislerin küçüklüğü/normalliğini uzmanına soruyor. estetik algısındaki fark ortaya çıkıyor. sorun kültürel yani.
abd'de penisini büyütmek için estetik operasyon olmaya karar veren bir arkadaşını ziyaret ediyor. penisi normal boyutlarda olmasına rağmen kadınların penis boyu hakkında konuşmalarına kulak misafiri olan elemanın kadınların gözündeki erkekliğe erişebilmek derdinde olduğunu öğreniyoruz. lawrence penisinde hiçbir sorun olmayan amerikalının bu kararından adeta dehşete düşüyor. tabi burda penis büyütme operasyonu kadınların meme büyütme operasyonuyla karşılaştırılabilirdi ama lawrence hiç o konuya girmiyor. dehşete düşmekte haklı olabilir fakat göğüs olsun, penis olsun cinsiyetler üzerindeki baskının aslında sadece karşı taraftan gelmediği açığa çıkıyor. erkekler birbiriyle konuşmasa da erkeklik üzerindeki rekabet algısı bizzat kendilerini vuruyor.
erkekleri konu üzerinde konuşturmaya kararlı lawrence, "penisini çek" sloganıyla erkeklerin internet üzerinden anonim olarak gönderdiği kendi penislerinin fotolarından oluşan bir sergi projesi hazırlıyor. ve sonunda sergiye katılan erkekleri penislerle yüzleştirerek onları konuşturmayı başarıyor. çünkü sergide her boyut ve şekilde envai çeşit penis olduğunu görüyorlar. hatta bazı katılımcıları sergide kurulu bir kabinde kendi penislerinin polaroidle fotosunu bile çektirmeye ikna ediyor.
tüm bunlardan çıkan sonuç: üzerinde konuşmadan, başkalarınınkini görmeden normal olan hep bizden ötede olacak. fakat bence konuşulsa da normal olan görülse de penis büyüklüğü meselesi çözülemez. konuşmak işe yarasaydı belgeselin başlarında erkekler gibi rekabetçi olmayıp kooperativ olduğu söylenen kadınlarda işe yarardı. erkeklik, kadınlık gibi içinde estetik ve sağlık barındırır. iki cinsiyeti birbirinden ayıran nokta erkeklik içinde "güç"ü de barındırır. bu sebepten daha büyük daha iyi olarak görülecektir hep.
puscifer - man over board
puscifer'ın 18 ekim'de çıkacak conditions of my parole albümünün ilk klibini maynard youtube'a yükledi az önce. buyrun:
maynard şarkı hakkında da şunları demiş:
"Musically, it's like Twin Peaks in the desert. "Man Over board" is a shadowy industrial boil with revving-Harley guitar riffs, a rolling-tank bass line, and skyward synths fit for a goth choir. And this all is carefully sprinkled with electronic plinks and patters to heighten drama and summon those hairs on the back of your neck."
maynard şarkı hakkında da şunları demiş:
"Musically, it's like Twin Peaks in the desert. "Man Over board" is a shadowy industrial boil with revving-Harley guitar riffs, a rolling-tank bass line, and skyward synths fit for a goth choir. And this all is carefully sprinkled with electronic plinks and patters to heighten drama and summon those hairs on the back of your neck."
bertrand russell'dan iki mesaj
"I should like to say two things, one intellectual and one moral. The intellectual thing I should want to say is this: When you are studying any matter, or considering any philosophy, ask yourself only what are the facts and what is the truth that the facts bear out. Never let yourself be diverted either by what you wish to believe, or by what you think would have beneficent social effects if it were believed. But look only, and solely, at what are the facts. That is the intellectual thing that I should wish to say. The moral thing I should wish to say...I should say love is wise, hatred is foolish. In this world which is getting more closely and closely interconnected we have to learn to tolerate each other, we have to learn to put up with the fact that some people say things that we don’t like.We can only live together in that way and if we are to live together and not die together, we must learn a kind of charity and a kind of tolerance which is absolutely vital to the continuation of human life on this planet."
scarface final sahnesi
bir tek benim aklıma gelmiş olamaz. filmin sonunda küba yapımı t800 gelip montana'yı öldürmekte. gözlük, silah, aheste aheste robotsu hareketler. izleyin bak:
bir acayip memleket: amerika
sudanlı kardeşleri gayet iyi anlayabiliyorum. çünkü aynı hisleri bana da bizzat istanbul yaşatıyor. 5 yıldır doğru düzgün domatese hasretim. yenebilir olmasını geçtim üstüne bi de aşırı pahalı. aradığın her şeyi bulabiliyorsun ama bir semte gidip gelmek en az 2 saat. varabilmeyi geçtim üstüne bi de ulaşımı pahalı. iklimi iklim değil. sokakları sokak değil. akşam yürüsen başına ne gelir allah bilir. hiçbir şey yoksa bir sokaktan öbürüne geçerken arabalara dikkat etmelisin çünkü yollar arabaların. deli ediyor bu şehir beni deli.
*bu arada belgeselin adı God Grew Tired of Us.
Make Love Not Porn
saygı duyulası bir konuşma. interneti bu kadar iyi biliyor olması başlı başına övgü sebebi zaten. adı cindy gallop bu arada. reklamcıymış. bu, internete hakimiyetini biraz açıklıyor. aynı konu üzerine tedtalks'ta da konuşmuştu.
sorcerer kumru
sanki kediye büyü yapmaya çalışıyor. kafayı daldırışıyla beraber çıkardığı ses de efekt gibi olmuş ha . büyü tutmayınca da gevrek gevrek gülüyor gibi. bi acayip. 48. saniye favorim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)